Hukuki Yürütme

Hukuki Yürütme

Ben hukuk içerisinde kalmak istedikçe, siyaset beni çekiyor ya da ben siyaseti çekiyorum bilmiyorum.

Ancak bu mecrada siyasetten uzak hukuki şeyler yazmak bir gayem var, malum “Hukuk Gurmesi” diye hesap açtık, aksi olmasın lütfen.

Ne yazık ki hukuki işlerimizde de siyasetten uzak duramıyoruz biz millet olarak. Yasama, yürütme, yargı bazen hep birlikte oluveriyor ve biz de “hı hı” diyoruz. Neyse gelelim mevzuya;

Düzenli olarak resmi gazete takip etmenizi öneririm en başta, takip etmiyorsanız da en azından bir kısım için bu yazıyı okuyabilirsiniz.

Şöyle ki; iki önemli gelişme yaşandı, 13 Mart ve 14 Martta.

13 Martta, Temel Hak Ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunyayımlandı, ufak çaplı bir torba kanun aslında bu. İçinde Türk Ceza Kanunu’ndan 4 maddeyi revize ediyor, ayrımcılıkla alakalı gelişmeyi yararlı buluyorum. Bundan sonra “ayrımcılık” suçu “nefret ve ayrımcılık” olarak anılacak ve işe girerken bile ayrımcılığa uğradığınızda bu bir suç olacak, alt sınırının da 1 yıla çıkarılması, dikkate alınması bakımından iyi.

Yazıyı asıl yazdıran değişiklikler ise; Eğitim Ve Öğretim Hakkının Engellenmesi başlığı altında değişen madde, içeriğinin yanında verilecek cezanın 2 ila 5 yıla çıkması artık bu suçun Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükümlerine tabi olmadan, (bilmeyenler için HAGB; basit bir anlatımla sabıkanız yoksa aldığınız ceza 2 yıldan az ise hapis yatmazsınız) yani Türkçesi = Hapis Cezasının gelecek olması.

Peki, ne alaka şimdi diyebilirsiniz? Hani şu cemaat evi ve dershane baskınları oluyor ya, işte tam da bu nokta üzerinden, eğitimi engelliyorlar gibi uzayıp giden nedenlerle, birileri bu tip ithamlarla karşılaşabilir. Burayı şöyle toparlayayım, yakın zamanda cemaat mensuplarının hapse atıldığını duyarsınız, hem de bu nedenden, bu maddeden. Twitter’da nasıl diyorlar? – At Fav’a bekle.

İkinci husus 14 Martta yayımlanan; Millî Eğitim Temel Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yani medyatik ismiyle bildiğimiz Dershaneler Kanunu.

Buradaki bilinmesi gereken ve herkesin merak ettiği dershanelere özel okula dönüşüm yapmak ve faaliyetlerine devam etmeleri için 01.09.2015 tarihine izin verilmiş olması. “Döndün döndün dönmedin, kapatacaksın” demek oluyor bu da. Bir nevi kurunun yanında yaş da yanacak mevzusu var.

Bazı düzenleme ve gereksinimler gerekecektir, kabul ediyorum ama hukuk bir acı çektirme ve öç alma mekanizması haline geldiği vakit bir şeyler yanlış oluyor demektir, buna en çok üzülen de yine biz hukukçular olacağız.

Yürütme organının yasama aracını kullanarak yargısal aktivizme girişmesi ne yazık ki acıdır.

Ve ne yazık ki acılar, acıtır.

No Comments

Yorum Yap

Please enter a message.
Please enter your name.
Please enter a valid e-mail address.